Girişimcilik | 3 sene önce

Resmin şairi Devrim Erbil İstanbul TALKS’a renk katacak

İstanbul TALKS Girişimcilik Konferansı, resmin şairi Devrim Erbil’in “Zamanlar Üstü İstanbul”una ev sahipliği yapacak. 1952’den beri İstanbul’un mimari siluetini eserlerine taşıyan ve insan figürü kullanmadan insana dair pek çok şey anlatan Erbil, Inspired 2016’ya özel hazırladığı eserleriyle konferansta katılımcıları “farklı bir İstanbul”la buluşturacak. Lise yıllarından itibaren resmin kendisi için bir tutku olduğunu belirten Erbil ile “Zamanlar Üstü İstanbul” çalışmaları üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik…

Fotograf_Ozan_Sagdic

1955 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi resim bölümüne girdiniz. Eğitim hayatınız sonraki yıllarda nasıl şekillendi?

Sanat eğitimine resmen başlamam 1955 de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine girmemle tarihlenebilir. Aslında sanata yönelmem çok daha eskilere uzanır. Çocukluk günlerimde şiir yazmakla başlayan bu serüven ortaokulda resim öğretmenlerimin yeteneğimi fark etmeleriyle devam etti. Lisede ise resim tutkum kararlı bir meslek seçimine dönüştü. Hem sergiler açıyor hem de Akademiye gitmek için can atıyordum. Aklımda sadece resim yapmak vardı. Nitekim hayallerim gerçekleşti. Giderek hayallerimin bile ulaşamayacağı yerlere geldim. Bu hiç kolay olmadı. Öğrencilik yıllarımdan başlayarak hayatımı kazanmak için çalışmak durumundaydım. Bu beni yaşam savaşında daha dirençli hale getirdi. Her şeye rağmen akademideki öğrencilik günlerimin çok renkli geçtiğini söyleyebilirim.

Madrid, Barcelona, Paris ve Londra’daki sanat araştırmalarınızdan bahseder misiniz?

1965’te Akademi’de asistan olduğum yıllarda İspanyol hükümetinin bir bursuyla Madrid’e gittim. Rado Müzesinde, Toleda’da, Barcelona’da günlerim aylarım geçti. Batı kültürüyle karşılaşmak batının büyük kentlerinde Paris ve Londra’da sanat tarihinin başyapıtları ile karşılaşmak bir rüya gibiydi. Büyük hayranlık duydum ama bu kendi kültür değerlerimizi daha bilinçli kavramama yol açtı.

Daha çok ne tür eserler yapıyorsunuz?

Resim sanatının tüm tekniklerini kullanıyorum. Tual resminin dışında özgün başka teknikleriyle uğraşıyorum. Gravür ve serigrafi teknikleriyle eserlerimin çoğaldığını görmek; sanatı geniş kitlelerle paylaşmak anlamını taşıyor benim için. Belki de sanatın demokratikleşmesini vitray’da ışığın renkli camlardan süzülerek yaşama katılmasındaki etki gücüne her zaman hayran oldum. Yaptığım vitraylarda bu gizemli etkiyi yakalamaya çalıştım. Seramik tekniğini zamana ve kötü koşullara dayanıklı olması ve büyük yüzeylere eserlerimi uygulama şansı verdiği için sevdim. Yurt içinde ve dışında birçok binada, seramik uygulamalar yaptım. Mozaik sevgisini hocam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun panolarını uygularken tattım ve eserler ürettim. Çağımız teknolojisinin olanakları da beni ilgilendiriyor. Ahşabın olanaklarını kullanıyorum. Renkli pleksiglarla ışık ve hareket kavramlarına yeni boyutlar kazandırdığımı düşünüyorum. Video, Art çalışmalarımla seyirciyi resmin içinde dolaştırıyorum.

Yerli ve yabancı sanatçılardan düzenli olarak takip ettikleriniz hangileri?

Yerli-yabancı ayrımı yapmaksızın bütün sanatçıları elimden geldiği kadar izliyorum. Yurt dışında açtığım sergiler sırasında o ülkenin kültürel değerlerini tanımak, müzelerini gezmek ve sanatçılarıyla tanışmaktan da ayrıca büyük zevk alıyorum.

Mart ayında gerçekleşecek olan İstanbul TALKS Konferansları’nda eserleriniz sergilenecek. Sergide yer alacak çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul TALKS Konferansında eserlerimin sergilenmesi benim için büyük bir onur. Üç kıtanın seçkin ve değerli aydınlarıyla karşılaşabilme şansının bana büyük sorumluluklar yüklediğinin farkındayım. Bu yüzden en önemli eserimin ve değişik teknik uygulamalarımın yer alacağı bir sergi düzenliyorum. Özellikle İstanbul temalı eserlerime de yer verdim. İstanbul TALKS Konferansı konukları ve İstanbul’u benim resimlerimi unutmasınlar diye.

İstanbul Talks etkinlikleri dışında yeni proje hazırlıklarınız var mı?

Önümüzdeki aylarda bir dizi sergiler düzenleyeceğim; 2 Nisanda İzmir’de Ekol Sanat Galerisi’nde, 16 Mayıs ta Eskişehir’de Atatürk Kültür Merkezi’nde, 28 Mayıs’ta Bodrum’da Şevket Sabancı Kültür Merkezi’nde, güz aylarında da büyük bir olasılıkla Danimarka’da sergim olacak. 19 Martta Balıkesir’de benim adımı taşıyan “Devrim Erbil” Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde Portakal Çiçeği Sanat Kolonisinin Sergisi yer alacak. Ayrıca 2-5 Nisan’da İzmir’de çocuklarla resim semineri, Mayıs ayı içinde 14’cüsünü gerçekleştireceğim, Balıkesir Liseler Arası Devrim Erbil Resim yarışmasının organizasyonu, Beyoğlu Belediyesi ve Rönesans Holding’in Resim yarışmasında jüri üyelikleri 12 Mart’ta Ankara Art Fair’de vereceğim bir konferans, 16 Eylül 2016 da Kadıköy’de Devrim Erbil Sanat Eğitim ve Kültür Vakfının bünyesinde açılacak olan Kültür Merkezinin açılış hazırlıkları.

Son olarak okurlarımıza bir mesajınız var mı?

Sanatın insanlık için barışı getirecek tek umut olduğunun unutulmaması dileğiyle…