Girişimcilik | 3 sene önce

Girişimciler için 4 etkili iletişim taktiği

Kuşak çatışmaları ve özellikle iş hayatında yaşanan konvansiyonel ve dijital kavram karmaşaları iş hayatında iletişim anlayışının önemini vurguluyor. İş hayatının her yönünü kapsayacak şekilde iyi bir iletişime sahip olmak, başarıya odaklanan ve bu alanda profesyonelleşmek isteyen girişimciler için zaruri alanları oluşturuyor. Ülkemizin iş gücü profilinde hem işverenler hem de çalışanlar muhataplarıyla kolayca ve ilgili olarak yakınlık kurmanın eksikliğini yaşarken, iş hayatına atılan girişimciler çalışmalarında tüm kuşakları kapsayacak iletişim anlayışını benimseyerek stratejilerini iletişim üzerine kurguluyor. İşte tüm bu kavram karmaşaları arasında girişimcileri başarıya ulaştıran iletişim taktikleri…

1.“Evrensel bir Çevirmen” olun! 

Hangi işte olursa olsun en başarılı ve en değerli kişi; bilgileri, şekilleri ve kavramları sadece anlamlı ve yankı uyandıran fikirlere çeviren değil aynı zamanda tüm bileşenleriyle bu fikirlerin sunulduğu kişidir. Bu amirleri, astları, eşleri, müşterileri, iş ortaklarını ve bayilikleri de kapsar.

Evrensel Çevirmen şunları yapar:

Konfor alanının dışına adım atar,

İçteki elemanların, gerektiğinde gitmeleri için onlara yol verir ve elindekine odaklanır,

Önemli olanı bulmak ve ona ulaşmak için belirli yollar önerir,

Vizyon, plan ve teori sunar; bunların net, berrak, güven veren ve hepsinden öte uygulanabilir olmalarını önemser.

Bu kişi, karmaşık ve teknik kavramları en alt düzeydekilere dek nüfuz edecek stratejik adımlara çevirebildiği için başarılıdır. Diğerleri de sizin sunduğunuzu anlayabilir, ilişki kurabilir ve destekleyebilirse o zaman başarı elde edilmiş demektir.

2.Toplantılardan önce kendinizle toplanın! 

iletişim-taktikleri-3

Toplantılarda raydan tamamen çıkmaktan daha utandırıcı ve acı verici birkaç şey vardır. Çoğu kişi bunları yaşamıştır: Birisi, siz daha ilk sayfayı geçmeden, iyi hazırlanmış ve prova edilmiş slaytlarla odadaki her disiplinden sorularla sizi vurmak için ortaya çıkmıştır. Böylece gündeminizle ileriye gideceğiniz yerde, 10 adım geri 5 adım yana gönderilmişsinizdir. Tabi ki, iş ve kredi kaybı, kafası karışmış ve hüsrana uğramış dinleyiciler ve hepsinden de ötede gündemde sıfır ilerleme ile toplantı terk edilir. Eğer daha önce bunu yaşamışsanız veya başkasının yaşadığına şahit olduysanız bunun düzeltilmesinin ne kadar zor olduğunu bilirsiniz.

Buna karşılık vermenin en iyi yolu şudur:

Zaman ve konuyla ilgili olarak sizin anahtar muhataplarınızın kimler olduğunu belirleyin,

Esas toplantıdan önce mümkün olduğunca hepsiyle bire bir toplantı ayarlayın,

Her bir muhatabınızla konuyu şahsen konuşun,

Ve her bir noktayı anladığınızdan emin olun ve tüm soruları yanıtlayın.

Bu adımları takip ederek, şüphesiz sadece sunumunuzu iyileştirmeye yardımcı olacak bilgilerin yanı sıra aynı zamanda esas toplantıda yapacağınız sunumu da dengeleyecek bilgiler edineceksiniz.

Bir fikri vaktinden önce kaynaştırmaya çalışmak fuzuli bir iş gibi görünebilir ancak faydaları ilave zamana (ve bunu yapmamanın getireceği riske) baskın gelecektir. Bu strateji toplantılarda geniş bir alan kaplama, yakalamaca oynamadan ya da başkalarını yakalamaya gerek duymadan kararlar alma yeteneklerinizi geliştirecektir. Etkin iletişim, hız ve uyuşma buradaki birkaç anahtar avantajdır.

3.Durun, sorun ve dinleyin!

Bugünün hızla yer değiştiren iş alanları bizi de rekor hızlarda koşmaya zorlamıştır. Her gün, gelen kutumuzdaki mailler, giden kutumuzdakilerden daha fazla oluyor. Bu aşırı yüklenmenin sonucu olan baskıdan dolayı, sohbetleri hızlıca geçip onu da “yapılacaklar listemize” işaretleyerek sonraki işlerimize geçebiliyoruz. Maalesef ki önemli sohbetleri yarıp geçmek bize bir kazanç sağlamıyor ve çoğu zaman bize daha fazla işe ve baş ağrısına mal oluyor.
Özellikle takvimin en sıkışık olduğu yerde ekstra ustalık ve ikna gerektiren sohbetlere yaklaşım yollarını şu şekilde sıralayabiliriz;

Durun ve nefes alın, böylece sohbetin ilk 5 dakikasında tüm gündeminize dalmazsınız. “Sizin departmanda durumlar nasıl?” veya “Bu sistem size nasıl yardımcı oldu?” gibi ucu açık sorular sorun. Muhatap olduğunuz kişi sorularınıza cevap verecek fırsatı bulduktan sonra, onu dinlediğinizi, sadece duymakla kalmadığınızı yüzde 200 gösterin. Ve son olarak da onlara yönlendirmeleriniz ve araya girmeleriniz olmadan size cevap vermeleri için yeterli süreyi tanıyın. Zamanın büyük bir kısmında bu sohbetten anahtar görüşleri edinecek ve cevaplar aldıkça bilgileri daha iyi kullanabileceksiniz. Cevapları bilseniz veya güzel bir cevap bulsanız bile yavaş davranmak ve karşınızdakinin konuşmasını sürdürmesine izin vermek onun kabını boşaltmasını sağlayacak ve böylece vereceğiniz cevaplar için daha iyi bir ortam sağlayacaktır.

Sonunda konuşma sırası size geçince insanların sadece belli bir miktarda sözü algılayabileceklerini aklınızdan çıkarmayın. Eğer karşınızdakini aşırı söz ve detaylarla yüklerseniz karşınızdakinin kabının taşmasına ve böylece anlatmak istediğinizi anlayamamasına sebebiyet verirsiniz. Dinleyicinizin kim olduğuna ve diyalog boyunca sizden ne mesaj almak için orda bulunduğuna odaklanın.

Bu taktik ayrıca daha verimli, güvenilir ve profesyonel ilişkiler kurmanıza da yardımcı olur. Hangi şirkette olursa olsun, en başarılı insanlar ille de en akıllı olanlar değil, daha ziyade başkalarını dinlemek ve onlardan bir şeyler öğrenmek için zaman ayırabilenlerdir. Bu stratejiye bağlı kalmak sizi yalnızca daha başarılı bir iletişimci yapmaz, aynı zamanda az konuşup çok dinleme üzerine inşa etmekte olduğunuz karakterinize de müthiş bir saygınlık kazandıracaktır.

4.Net bir şekilde konuşun!

iletişim-taktikleri-2

İnsanlar artık veriye, kısıtlı zaman diliminde çalışmaya ve kısaltmalarla konuşmaya fazlasıyla doymuş durumda. Teknik işlerde çalışan kimi insanlar ve diğer profesyoneller iletişim kurdukları zaman kendi terminolojilerinde ve jargonlarında konuşmaya meyilli oluyorlar. Bu da diğer insanların bu iletişimden faydalı bir verim almasını güçleştiriyor. Öte yandan, ehil olmayan insanlar ise başkalarının onların ehil olmadıklarını anlamamaları ve onlara sorular sormamaları için önemli detayları çalakalem anlatıp geçiyor. Ve siz de bu ışık altında fark edilmek istemiyorsunuz elbette. Bu tip “sohbet baltalayıcı/kırıcı” insanlar, başkalarının duygularını yarım, devre dışı ve katkı yapmaya müsait olmayacak bir şekilde bırakıyorlar.
Sohbete yarım yamalak katkı sağlamak veya diyalog bitene kadar bir kenarda beklemektense mesajın doğru olarak iletilmesi ve neticenin yolunda olması için nokta atış sorular sormak daha iyi bir yaklaşım biçimidir. Nerden başlayacağınıza emin olamıyorsanız, temel 5N1K soruları makbul bir yaklaşım olabilir. Örneğin, “Bunu niçin yapıyoruz ki?” veya “Bu nasıl işe yarayacak?” veya “Bu, organizasyonun hangi aşamasında yardımcı olacak bize?” gibi sorular sorabilirsiniz. Bu stratejideki kazan-kazan yaklaşımı net bir diyalog geliştirir, insanları soruları cevaplamak zorunda hissettirir ve bu yaklaşım kullanılmadığında göz ardı edilebilecek kimi problemlerin gözle görülür bir hal almasını sağlayacaktır.