Girişimcilik | 3 sene önce

Çalışma kültürü örnek alınması gereken 10 şirket

Çalışma kültürünün varlığı artık sadece bir seçenek değil, zorunluluk. Günümüz çalışan kesimi iş seçerken, maaş ve kâr payını düşündükleri kadar, bu kültüre de önem veriyorlar. O kadar ki, oturmuş bir çalışma kültürü artık bir beklenti.

Başarılı bir çalışma kültürü, bir başka şirkette o kadar verimli olmamasına rağmen, aşağıda sıralanan başarılı şirketlerin yaptıklarına bakıp, kendi tarzınızı oluşturmanız mümkün.

Zappos

rs_1024x759-150811095112-1024-zappos-logo

Zappos’un çalışma kültürü, ürünleri kadar nam salmış durumda. Nedir peki bu çalışma kültürünü bu kadar özel kılan?

Öncelikle eleman işe alımında şirketin resmi olmayan, iç profiline uyumuna bakılıyor. Yeni elemanlar eğer işin onlara uygun olmadığına karar verirlerse, $2000 karşılığında işi bırakabiliyorlar. 10 ana değer her takım üyesine adeta enjekte ediliyor. Zamlar, yapılan kapasite ve yetenek sınavları sonrasında veriliyor. Genel bütçenin bir kısmı da takım geliştirme ve çalışma kültürü yükseltme üzerine harcanıyor.

 Zappos’dan ne öğrenmeliyiz?

Çalışma kültürünün ne olduğunu net bir şekilde belirttikleri için, bu kültüre uygun elemanlar alıyorlar. Bu kültürün ve mutlu çalışanların dolayısıyla da mutlu müşterilerin temelliliğine yol açıyor.

Warby Parker

Warby Parker 2010’dan beri online olarak reçeteli gözlükler yapıp satıyor. Kendi gözlük modellerini tasarlıyor ve bunları dolaysız olarak müşterilerine ulaştırıyor, böylece orta adamı ve fiyat artışlarını kesiyor.

Warby Parker “kültür çatışmalarını”, “kültür birleşmelerine” çeviriyor ve başarısının bir nedeni de bu birleşmeyi yaratmaya yönelik bir takımının olması. Takım demek, pozitif bir kültürün ön planda olması demek. Bunun için yemekler, eğlenceli organizasyonlar ve programlar hazırlanıyor. Şirket, çalışanlarının her daim heyecanla beklediği, yaklaşan bir etkinlik olmasına özen gösteriyor. Böylece çalışma heyecanı da dorukta oluyor ve takımı bir araya getiriyor.

Warby Parker’dan ne öğrenmeliyiz?

Kültürü sürdürmeye adanmış bir takım yaratarak ve sıkça düzenlenen organizasyonlarla, şirketteki toplum bilincine önem kazandırıyor. Başarılı bir şirket kültürü kendi kendine oluşmuyor…

Southwest Airlines

Havayolları şirketleri genelde bıkkın çalışanları ve etkisiz müşteri servisleri yüzünden dalga konusu olmuştur; bu durum Southwest Airlines’ta geçerli değil. Aksine, Soutwest Airlines müdavimlerine baktığınızda gözlemlediğiniz duygu halleri mutlu ve memnun bir profil.

Southwest bu oyunda yeni değil. Sektörde 43 senedir bulunuyor. Ancak, nasıl oluyorsa, bütün bu süreç boyunca elemanlarına misyon ve vizyonunu onları bütünleştirmeye yönlendirecek bir şekilde yansıtmayı başarmış. Southwest’in yaptığı bir başka şey ise, elemanlarına müşterilerini mutlu etmeleri için serbestlik, özgürlük vermesi.

Southwest Airlines’tan ne öğrenmeliyiz?

Daha büyük bir amaç uğruna çalıştığını düşünen çalışanlar, yaptıkları iş hakkında heyecan duyarlar.

Twitter

why-is-twitter-s-logo-named-after-larry-bird--b8d70319da

Twitter’da çalışanlar, şirketin çalışma kültüründen bahsetmeden duramıyorlar. Teras partileri/toplantıları,  arkadaş canlısı bir ekip ve takım merkezli bir atmosfer, çalışanlarını şirketin amaçlarını yerine getirmek için heyecanlandırıyor.

Twitter’dakiler, San Francisco şirketinde ücretsiz yemekler, yoga dersleri ve sınırsız tatiller alabiliyorlar. Bu tarz uygulamalar yeni şirketlerde görülmedik değiller. Peki Twitter’ı bu şirketlerden ayıran nedir?

Kısaca, insanlar akıllı insanlarla çalışmaktan ve bütün dünyayı iyileştiren bir iş yapıyor olmaktan memnunlar. Bütün işler tamamlanmadan mesaiyi bitirmemek, artık bir alışkanlık haline gelmiş.

Twitter’dan ne öğrenmeliyiz?

İşini severek yapan ve birbirlerini seven çalışanlardan ötesi Şam’da kayısı. Hiçbir program, aktivite ya da kurallar, hayata dair sorunları çözdüğünü düşünen, mutlu ve heyecan dolu elemanlardan daha etkili olamaz.

Chevron

Doğalgaz ve petrol şirketleri genelde kötü PR ve toplumsal hareketlerin negatif hedefinde olsa da, Chevron’da çalışanlarının şirketin çalışma kültürüne yaklaşımı bunların aksine pozitif oluyor. Diğer şirketlerle karşılaştırıldığında “Chevron’ca” diye niteledikleri özellikler güvenliğe önem, çalışanlara destek ve birbirlerinin arkasını kollayan takım üyelerini kapsıyor.

Chevron çalışanlarına verdiği önemi şirketlerinde sağlık ve fitness merkezleri bulundurarak gösteriyor. Bunun yanı sıra masaj, personal training gibi hizmetler de bu tesislerde bulunmakta. Chevron çalışanlarına sık aralar vermelerini öneriyor. Özetle, Chevron, elemanlarının sağlığına verdiği önemi açıkça gösteriyor, elemanlar da onlara değer verildiğini biliyorlar.

Chevron’dan ne öğrenmeliyiz?

Çalışma kültürünüzde pinpon masaları ve bedava içki bulundurmak zorunda değilsiniz. Elemanlarınıza güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı ve birbirinin arkasını kollayan bir çalışan atmosferi sunduğunuz sürece etkili bir çalışma kültürü yaratmış olursunuz.

SquareSpace

Bu başarılı startup sık sık “New York’ta Çalışılacak En İyi Yerler” listesinde yerini alıyor. Çalışma kültürleri “düz, açık ve yaratıcı.” Düz bir organizasyon çalışanlar arasında hiyerarşi olmaması demek; ne yönetici, ne de getir götür işi yapan elemanlar yok… Bu yaklaşım startuplar arasında daha yaygın olmasına rağmen şirket büyümeye devam ettikçe, gruplar oluştuğundan, sürdürmesi kafa karıştırıcı bir hale gelebiliyor.

SquareSpace yüzde 100 sağlık sigortası kapsaması, esnek tatiller, cazibesi olan bir çalışma ortamı, gurme yemekler, dolu mutfaklar, aylık kutlamalar, rahatlama alanları ve misafir konuşmacı akışı gibi, hem maddi hem manevi, kâr ve prim olanakları sunuyor. Maddi olanaklar, bir çalışma kültürünün oluşturulması ve sürdürülmesi için önemli olsa da tek etken değiller. Mütevazi liderle ve yönetime direk erişim de etkili yöntemlerden biri.

SquareSpace’ten ne öğrenmeliyiz?

Çalışanlar, katman katman yöneticilerin yokluğunda seslerinin duyulabileceğini hissederler. Bu seviyedeki bir özgürlük ve hakların varlığı, kendine güvenen ve moralleri yerinde olan bir kadro oluşturuyor.

Google

new-google-logo

Bu listede Google’dan bahsetmemek çok yanlış olurdu… Google yıllardır kültür ile eş anlamlı olarak anılmış olup, başka kültürlerin oluşumundaki olanakların tonunu belirleyen şirket olmuştur. Ücretsiz yemekler, eleman gezi ve partiler, finansal bonuslar, yüksek mevkideki yöneticilerden açık sunumlar, spor salonları, köpeklerin bulunabileceği ofis vb… Googlecılar azimli, yetenekli ve en iyilerden olmalarıyla bilinirler.

Google büyüdükçe bu organizasyon da büyüyüp yayıldı ve üniforma sistemini büyük küçük Google ofisinde devam ettirmek zorlaştı. Bir şirket büyüdükçe, kültür de kendini buna göre güncellemeli ve daha fazla insana ulaşmak adına gelişmelidir.

Google her ne kadar bütçesinin büyük bir kısmını gelişim, maaşlar ve genel olarak çalışanları için ayırsa da, şirketin büyümesiyle stresten şikayetçi olan çalışanları var. Eğer iş yükü ve keyfi iyi dengeleyen bir çalışma kültürünüz yoksa, insanları işe alıp onlardan her daim yapabileceklerinin en iyisini beklemek bir stres faktörü yaratabilir.

Google’dan ne öğrenmeliyiz?

En iyi çalışma kültürünün bile büyüyen şirketin ihtiyaçlarını karşılamak üzere güncellenmesi gerekir. Başarılı bir çalışma kültürü, başarılı büyümeye götürür, ve bu da şirketle beraber evrimleşen bir kültür gerektirir.

REI

Dışarıdaki aktiviteleri sevenler için REI hep bir uğrak noktası olmuştur. Gelirleri şirketin sahiplerine yarayan bir kooperatif olan REI’nin çalışanları da, kamp araç gereçlerinin ötesinde, bu şirkette harikalar yaratıldığına inanıyorlar.  REI’nin misyonu, sırf eğlenceli bir vakit geçirmelerinin ötesinde, hem müşterilerine hem de çalışanlarına, doğanın güzelliğini ön plana çıkarmak adına ekipman sağlamak.

REI şirketin başarısını çalışanlarına, “amaçlarının hayat damarı” olduklarını belirterek mal ediyor. REI’nin CEO’su, çalışan kesimin her yerde gelir elde edebileceğini ama dışarıdaki aktivitelere dahil olarak REI kültürünün bir parçası haline gelen çalışanların bu kültürü diğerlerinden başkalaştırdığını belirtiyor. Çalışanlar “challenge grant” adını verdikleri, amacı her çalışanın bir dışarı macerası organize edip sunduğu etkinliklerle, şirketin ekipmanlarından kazanabiliyorlar. Bunun yanı sıra her ay yapılan toplantılarda anonim bir şekilde yönetimi şirkete dair bütün düşüncelerini iletebiliyorlar.

REI’den ne öğrenmeliyiz?

Çalışanlarınız şirketinizin vizyonunu kendi amaçları haline getirdiklerinde, kültür de kendini neredeyse hiçbir dış etki olmadan ileriye götürecektir. Kültürü oluşturan ve ilerleten insanlar aynı kişiler olunca bütün süreç daha çok değer kazanıyor.

Facebook

Google gibi, Facebook da büyüme oranında kültürün varlığıyla boy göstermiş bir şirket.

Facebook, benzer şirketlerin de yaptığı gibi, ücretsiz yemek, sermaye olanakları, ferah bir ofis ortamı, şirket içi çamaşırhane, takım çalışması üzerine konsantre olmuş bir birin ve açık iletişimle beraber, çalışanlarına bireysel olarak gelişebilecekleri rekabetçi bir ortam sunuyor.

Ancak, diğer benzer şirketlerde olduğu gibi, Facebook’un da sorunları var; fazla rekabet olan bir sektör strese ve şirket içi rekabete de yol açabiliyor. Bunun yanı sıra, küçük şirketler için çok faydalı olan ferah ve organik bir iş ortamı, şirketler büyüdükçe aynı derecede etkili olamayabiliyor.

Facebook bu zorlukları yenmek için konferans odaları, ayrı binalar, aralarda çıkılabilecek büyük açık alanlar ve yönetimin (Mark Zuckerberg dahil olmak üzere) de çalışanlarıyla beraber çalıştığı “open office” sistemini temin ettiler. Bu açık bir şirket anlayışını oturtmak için atılan adımlar, şirketin genelinde sağlıksız rekabeti indirgemek ve sağlıklı rekabette de bir eşitlik sağlamalarına yol açıyor.

Facebook’tan ne öğrenmeliyiz?

Şirketinizin başarısı işe aldığınız insanların yeteneklerine bağlı olunca, şirketinizin çalışma kültürü ve bununla bağlantılı herhangi pozitif noktalar ilgi çekici unsurlar olacaktır. Rakiplerinizden farklı olarak öne çıkmalısınız.

Adobe

Adobe-logo

Adobe çalışanlarına onları zorlayacak projeler vermek ve bunları başarmaları için onlara güven ve kaynağı sağlayarak bir güven zinciri oluşturmak için, çizdiği yoldan kolayca sapabilen bir şirket. Bütün modern ve yaratıcı şirketler gibi etkili olanaklar sunmasının yanında, Adobe’un çalışma kültürü, en küçük dalların bile yönetildiği bir sistemi (micromanaging) göz ardı ederek çalışanlarına duyduğu güveni göstermek üzerine kurulmuş bir kültür.

Adove ürünleri yaratıcılıkla eş anlamlı, ve sadece micromanaging’in resimden çıkarılmasıyla çalışanlar gerçekten üretirken özgür olabiliyorlar. Örneğin, Adobe, çalışanlarının yaratıcılığını baltalayacağı ve takım ruhuna zarar vereceği gerekçesiyle, onların kapasitelerini ölçmek için normalde kullanılan sistem olan rating sistemini kullanmazlar. Yöneticiler takımlarını bir koç gibi yönlendirirler ve çalışanlarının kendi amaçlarını ve o amaca nasıl ulaşacaklarını kendilerinin belirlemesine izin verirler.

Çalışanlara aynı zamanda sermaye seçenekleri sunulur. Böylece iş başarılı olduğu takdirde hem kazanan hem de kazandıran olurlar. Devamlı öğrenim ve risk almayı öne çıkaran bir çalışma kültürü Adobe’un başarısında büyük rol oynuyor.

Adobe’dan ne öğrenmeliyiz?

Çalışanlarınıza güvenmek pozitif bir çalışma kültürü için çok önemli bir adımdır; çünkü güvenmek, şirketinizi geliştirecek işler yapan bağımsız çalışanların varlığını sağlar.

 

Kaynak: entrepreneur.com