Girişimcilik | 3 sene önce

Tek Noktaya Yoğunlaşın

ABD’li yöneticilik ve liderlik koçu Marshall Goldsmith girişimciliğe yeni atılanlar için tavsiyelerini şu cümlelerle ifade ediyor:
“Danışanlarıma kişisel gelişimleri için üç alan belirlemelerini söylüyordum. Deneyim kazandıkça onlardan çok şey istediğimi anladım. Danışanlarımın tümü de parlak, daha iyi olma konusunda kararlı kişilerdi ancak aynı zamanda işleri de çok yoğundu. Hedeflerinin sayısı, bırakın hepsini birden gerçekleştirmeyi, hatırlamalarına bile olanak kalmayacak kadar çoktu!

Bunun üzerine danışanlarıma, davranışsal değişiklik alanında iki hedef seçmelerini söylemeye başladım. Şimdi ise şöyle diyorum: Tek bir alan belirleyin! Kişisel değişim konusunda en büyük farkı yaratacak olan tek alanı belirleyin ve ona odaklanın.”

– Eğer doğru alanı seçerseniz bu tek davranıştaki artan etkililiğiniz ilişkilerinizin birçok başka boyutunu da etkileyecektir. Örnek verecek olursak, daha iyi bir dinleyici olmak insanlara daha saygılı davranmanızı ve daha iyi bir arkadaş, daha iyi bir aile bireyi olmanızı sağlayacaktır.

-Gerçekten önemli olan tek davranışı belirleyin! Elde edeceğiniz yararların, çaba göstermenize gerçekten değeceğinden emin olun.

Dostum; tanınmış bir psikolog ve yazar olan Dr. Nathaniel Branden “Değer mi?” sorusunun yanıtını vermeye yardımcı olacak basit bir egzersiz öğretmişti. Bir masanın çevresine altı kişi oturtun ve her birine değiştirmeyi isteyebileceği bir davranış seçmesini söyleyin. Herkes teker teker “…konusunda daha iyi olduğum zaman” diyerek sözüne başlasın ve bu değişime eşlik edecek bir yararı belirterek cümlesini tamamlasın.

Herkes değiştirmek istediği davranışını ve bu değişimin sağlayacağı yararı belirttikten sonra baştan başlayın.

onyargi

Bu sefer herkes teker teker aynı davranışı değiştirmenin sağlayabileceği ikinci bir yararı belirtsin, sonra üçüncü bir yararı. Toplantının yöneticisi “durun” deyinceye kadar bu şekilde devam edilsin. Sonra katılımcılar ne öğrendikleri konusunda tartışsınlar.

Bu süreç gerçekten işe yarıyor! Bir keresinde Nathaniel ve ben çok sayıda tanınmış liderin bir araya geldiği bir konferansın yöneticiliğini yapıyorduk. Yanımda oturan askeri yetkilinin emrinde binlerce asker vardı. Aynı zamanda çok da yargılayıcı biriydi. Örneğin katılımcılar karakterden söz ederken “Ben karakteri gerçek insanlara saygı duyarım. Buradaki bu zırvalıklara inanmıyorum” demişti.

Egzersizi başlattığımızda “Daha az yargılayıcı olduğum zaman…” diye söze başlayarak küstah bir şekilde değiştirmek istediği davranışının bu olduğunu dile getirdi.

yargilama

İlk tur bittiğinde alaycı bir yorumda bulundu. İkinci turun sonunda sözleri daha da sivrileşti. Sonra bir şeyler değişti. Üçüncü turda potansiyel yarardan söz ederken ciddiydi. Birkaç tur sonra gözleri yaşla dolmuştu. Şöyle dedi: “Daha az yargılayıcı olduğum zaman belki çocuklarım tekrar benimle konuşurlar.”

O günden bu yana bu egzersizi binlerce insanla gerçekleştirdim. Hırslı mı hırslı bir yönetici “Biraz daha rahat olabildiğim zaman…” diye egzersize başlamıştı. Belirttiği ilk yarar “Astlarım daha fazla sorumluluk alacak” oldu. Son turda ise “Altmışıncı yaş günümü kutlayacak kadar yaşayabilirim” dedi.

Egzersiz ilerledikçe bazı insanlar “Evet, buna değer” diye ikna oluyorlar. Benim bu insanlara önerim basit: Hemen başlayın. Diğerleri ise bunların yalnızca “uydurma yararlar” olduğunu hissetmeye başlıyor. Onlara öğüdüm ise şu: Zamanınızı boşa harcamayın! Anlaşılıyor ki siz, değişmek için çaba göstermeyeceksiniz.

Siz de bu egzersizi yapabilirsiniz. Değiştirmek isteyebileceğiniz bir davranışı seçin. “…konusunda daha iyi olduğum zaman” cümlesini tamamlayın ve potansiyel yararları sayarken kendinizi dikkatle dinleyin. Bu değişimin çabalarınıza değip değmeyeceğini kısa sürede anlayacaksınız!

Bir koç olarak ben, insanları değiştirmek için çalışmıyorum. En verimli esin kaynağının kendi içinizde olması gerektiğini biliyorum. Onun için, kendi içinize bakın. Size, duyabileceğiniz en iyi öğüdü vermek için beklemekte olan birini orada bulabilirsiniz.