Tarım | 3 sene önce

Tarım Sektöründe Dinamik Etkinlik Ön Plana Çıkıyor

Tarım sektöründe üretim etkinliğinden daha önemli bir kavram olarak dinamik etkinlik ön plana çıkıyor. Dinamik etkinlikler ise yapılan değişimlerle mevcut yöntemlerin kökten değişimini ifade ediyor…

Tarım ve İnovasyon
Tarım, insanlık tarihinin her evresinde önemini koruyan temel gereksinimlerden birisi olup, arkeolojik kanıtlar tarımın dünyanın pek çok bölgesinde yaklaşık 10 bin yıl öncesine dayanan bir geçmişi olduğunu gösteriyor. Tarımın mahsul yetiştiriciliği ve hayvan yetiştiriciliği olarak algılanması bile başlangıcının doğal toplayıcılık ve avcılık döneminin sonuna denk geldiğini, bitki ve hayvanların kontrollü olarak yetiştirildiği zamanlara uzandığını gösteriyor.

Tarım sektörü ekonomik, sosyal ve politik açıdan toplumlar için çok önem taşır. Zamanda geriye doğru gidildikçe en temel geçim kaynağı olarak nitelendirilen tarım, özellikle son birkaç yüzyıl içerisinde teknoloji, endüstri, bilim ve sanayi gibi alanlarda yaşanan gelişmeler karşısında dünya ekonomisindeki payının nispeten daha düşük kalmaktadır. Global ısınma, hava kirliliği ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin sanayileşme suretiyle büyüme eğilimi nedeniyle ortaya çıkan diğer olumsuz etkenler tarım sektörünün hali hazırda son derece zor olan “tüm dünyayı besleme” görevini daha da zorlaştırıyor.

Nihai tarımsal ürünlerin maliyetleri yükseliyor

Gelişmekte olan ülkelerde tarım uzun yıllardır katma değer yaratan, üretken ve dinamik bir sektör olarak algılanmıyor ve zaman içerisinde ekonominin bütünü içerisinde ikinci hatta üçüncü plana itiliyor. Öte yandan, geçmişten günümüze uygulanan tarım politikalarıyla oluşan yüksek girdi maliyetleri nedeniyle küçük tarım işletmeleri etkin bir üretim yapamıyor ve hızlı bir şekilde tasfiye süreci yaşıyorlar. Tarımsal üretimde kullanılan ana girdilerden tohum, ilaç, gübre, mazot, elektrik ve yemde yaşanan yüksek fiyat artışları ve dışa bağımlılıkları nedeniyle nihai tarımsal ürünlerin maliyetleri hızlı bir şekilde yükseliyor.

Tüm bu gelişmeler karşısında toplum ihtiyaçlarının karşılanmasının güvence altına alınabilmesi için tarımsal altyapının mümkün olan en verimli üretimi olanaklı kılacak hale getirilmesi de zaruri bir hal alıyor.

Tarımsal üretimde sürdürülebilir bir yapının gerçekleşmesi ve gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için önemli noktalardan birisi bu yüksek girdi maliyetlerinin düşürülmesi olmasıdır. Bu sağlanmadığı takdirde gıda ürünleri ithalatı ve küçük aile işletmeciliğinin tasfiyesi hep gündemde kalıyor olacaktır.

Tarımda girdi maliyetlerinin yüksekliğinin yanı sıra “verimlilik” düzeyinin düşüklüğü de tartışılıyor. Ayrıca tarımsal altyapının yetersizliği (arazinin çok parçalı ve küçük olması, sulama ve drenaj sistemlerinde istenilen düzeye ulaşılmaması, tarımsal toprakların tarım dışı kullanımının hızla artması, erozyon, tuzlanma, vb.) verimlilik konusunda olumsuz etkenler olarak da görülüyor.

Tarım sektöründe girdi fiyatları ve üretimde etkinliğin arzu edilen hale ulaşması için kırsal kalkınmaya da özel önem veriliyor olması gerekir. Özellikle üretim düzeyinin ve süreçlerinin daha iyi işler hale gelmesi, bu süreçteki iş gücünün bir bölümünü oluşturan kırsal kesime yönelik doğru yatırımların yapılması ile ilişkilidir.

Tarım sektöründe üretim etkinliğinden daha önemli bir kavram olarak dinamik etkinlik ön plana çıkıyor. Dinamik etkinlik özünde inovasyonlar yoluyla mevcut yöntemlerinin kökten değiştirilmesini ifade etmektedir.

Tarım sektöründeki kökten değişiklikler AR-GE yatırımların artmasıyla olacak

İnovasyonlar verimliliğin katlanarak artmasına yol açar. Tarım sektöründe kökten değişiklikler yaratma potansiyeline sahip olan inovasyonlar ise ancak AR-GE ve eğitim alanlarındaki yatırım ve faaliyetlerin artırılması ile olacaktır.

Esasen tarım sektöründeki Ar-Ge faaliyetleri bakımından hem kamuya hem de özel sektöre büyük rol düşüyor. Gelişmiş ülkelerde Ar-Ge yatırımları bakımından kamu ve özel sektör arasında adeta bir işbirliği yaşanıyor. Doğrudan ticari bir kazanç sağlamayan ancak ticari kazanç sağlayacak inovasyonların temelini oluşturan alanlardaki yatırımlar kamu tarafından yapılmakta, özel sektör ise bu gelişmelerden de faydalanarak uygulamada kullanılabilecek ve ekonomik getiri sağlayacak inovasyonları ortaya çıkarmak için yatırımlarını yoğunlaştırıyorlar.